Bir bak göğe, buluta dokunabilir misin?
Bir bak yere, kuru yaprağı yeşertebilir misin?
Aşk dediğin bir garip rüya,
Onu, dünyayı gördüğün gözle görebilir misin?

Sen şimdi dünlerin çarmıhında,
günler, düşüne çakılmış çiviler.
Umut vahasının ortasında dursa bile bedenin.
Hüznü, hepten yok sayabilir misin.

Sözler yarım kalmış dilinde,
Söylenecek ne varsa başka baharlar bekliyor.
Kalem yazmaz olmuş, rüyalar tarihini.
Bundan mürekkebi sorumlu tutabilir misin?

Gelmeyeceğini bile bile,
Satırlarda seni aramış anlam.
Emre itaat etmiş, susmuş dağlar gibi.
Bu sessizliği bir hıçkırıkla boğabilir misin?